Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
Böceklerden korona virüs geçer mi?
Böceklerden korona virüs geçer mi?
Kapkaç yapan faslı saniyeler içinde böyle yakalandı
Kapkaç yapan faslı saniyeler içinde böyle yakalandı
Manisa'da dehşet! Genç kız sokak ortasında öldürüldü
Manisa'da dehşet! Genç kız sokak ortasında öldürüldü
YHT'ler yeniden seferlerine başladı
YHT'ler yeniden seferlerine başladı
Tarım işçilerini taşıyan servisler çarpıştı: 12 yaralı
Tarım işçilerini taşıyan servisler çarpıştı: 12 yaralı

Ayşe Konakcı

CORONA GÜNLÜKLERİ (1)
1 Nisan 2020 Çarşamba

14 günlük karantinada her türlü ihtiyacın düşünüldüğü üniversite yurtlarından haberdar olmuşsunuzdur muhakkak.
Hani 2 kişilik wc’li-banyolu odanın videosunu çekip 
“Bu ahırda nasıl kalınır?” diye höykürenlerden tutun,
Türkiye Cumhuriyetine ağız dolusu küfredenler...
Kalmamak için kaçmaya teşebbüs edenler...
Engel olan polislere hakaret ve tükürmeler vs. vs. vs.

GELİN SİZİ 80’li YILLARA GÖTÜREYİM !
Ve bir de benim hikayemi dinleyin ne dersiniz?
Nasıl olsa vakit çok.
Aman pek de uzunmuş yazı deyip kaçacak sebep de yok.
Bundan 34 yıl önce bir üniversiteli öğrenci olarak en çok sevindiğim şey kaldığım yurdun en ez kalabalık odasında kalmışlığımdı.
Sadece on kişiydik ve 14 ve 20 kişilik odaların olduğu bir yurtta bu büyük bir şanstı.
4 katlı apartmandan bozma yurdun en dayanılmaz cazibesi okulumla arasında sadece bir caddenin olmasıydı.
Yurdun sadece iki katında  her gün 40-50 öğrencinin kullandığı ikişer adet tuvalet ile 2 metre karelik iki kurnalı bir banyosu vardı.
Banyodan haftada sadece üç gün belirli saat aralığında sıcak su akar ve yine 40-50 öğrenci 4 kişilik grublar halinde dakika tutularak kavga dövüş banyo yapardı.
Tabi  o günün İstanbul'unda sular akıyor ise . 
Çünkü bir gitti mi pir giderdi mübarek.
Bırak yıkanmayı, tuvaletleri şey  götürürdü.
Ara ara belediye su tankeri ile yardımımıza koşardı da biraz nefes alırdık.
Böyle günlerde ellerimizde su bidonları mahallenin camilerine, yıkanmak içinde mahallenin hamamına gider hamamın müdavimi Roman ablalarımızla karşı karşıya yıkanırdık.
Hiç unutmam o yıllarda pet şişede su yeni çıkmıştı ve tek bir marka vardı ve pek bir lüksdü.
Adı da ŞAŞAL'dı.
O paraya ancak çaresizlikten şaşıp alacağınız için mi böyle bir isim koymuşlardı hiç bilmiyorum. 
Çapa Diş hekimliği öğrencisiyim pazartesi klinikte beyaz önlük giymem gerek, ama o hafta sonu yurtta su yok.
Cami çeşmesi de akmayınca iki şişe  2 litrelik Şaşal aldım. 
Naylon leğende bir şişesiyle önlüğü sabunlayıp, diğeriyle de durulamıştım çaresizlikten.
Ha bu arada ben bu şartlardan şikayetçi miydim?.
Değildim hem de hiç.
Aksine kendimi kuş gibi hür hissediyordum hür.
Çünkü daha beter bir yerden gelmiştim 
YATILI OKULDAN ! 
Yurtta sabah 06:00 dan akşam 21:00 kadar dışarı izni vardı.
Çıkıp paran azken yan bakkaldan peynir ekmek, paran çokken bakkalın yanındaki dönerciden döner-ekmek alabilme özgürlüğü paha biçilemez bir şeydi.
Yurtta ruhum darlandığında çıkıp gidebilmek ,
İstanbul’un tarihi sokaklarında,saraylarında,
camilerinde, pazarlarında, vapurlarında kaybolmak ne muhteşem bir tecrübeydi.
Bizler genellikle babaları-anneleri okuma şansına hiç  sahip olamamış ailelerin bu şansı yakalayabilmiş gururlu çocuklarıydık.
Ve aynı zamanda Kurtuluş harbinin ve sonrasının acılarını, yokluklarını yaşamış büyükanne ve büyükbabalarımızın o üzücü hikayeleriyle büyümüş bir nesildik.
Bize verilenin farkındaydık ve minnettardık.
Maalesef şimdinin rağbet azgını ülkem insanı ise, hiç bir şeyin ama hiç bir şeyin farkında değil...

Ayşe Konakcı
 

Not: Fotoğraf İstanbul da bele kadar karın yağdığı,hayatın durduğu 1987 kışı.
Çapa Tıp Fakültesi bahçesinde  karın keyfini çıkaran biz yurt öğrencileri.

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Mustafa Çağlayan
Mustafa Çağlayan
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Süleyman Göksu
Süleyman Göksu
RAMAZAN BAYRAMI
Erdal Handemir
Erdal Handemir
SINAV
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
MÜSLÜMAN KARDEŞLERİM
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Aşkın Yolculuğu Bu- Işıkları Kapat
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA ANADOLU TELGRAF
TWITTER'DA ANADOLU TELGRAF
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 03:23   İkindi 16:51
Güneş 05:24   Akşam 20:11
Öğle 12:58   Yatsı 21:58
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri