Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
Çorum'da serinlemek için gölete giren genç kayboldu
Çorum'da serinlemek için gölete giren genç kayboldu
Kuryeye meydan dayağı
Kuryeye meydan dayağı
Kazakistan Ankara Büyükelçisi Çin medyasında çıkan haberleri yalanladı
Kazakistan Ankara Büyükelçisi Çin medyasında çıkan haberleri yalanladı
Milli otomobil TOGG'un yerli şarj ünitesi görücüye çıktı
Milli otomobil TOGG'un yerli şarj ünitesi görücüye çıktı
Eşini öldürüp baldızına kahvaltıya gitmiş
Eşini öldürüp baldızına kahvaltıya gitmiş

Mehmet Şimşek

KADINLARIMIZ ( 183. Bölüm)
26 Haziran 2020 Cuma

1. Dünya Harbinde ve Kurtuluş Savaşında: Türk, Kadınları’nın, Çalışmalarını, Fedakârlıklarını; Yaptıkları, hizmetleri, sizlerle, paylaşacağım. Konuyu, anlatmaya, kaldığımız yerden devam ediyorum. Mustafa Kemal ve Arkadaşları, yeni, bir: Türk Devleti Kurma, hayalleri, yaşarken; Osmanlı Devleti’nin, toprakları, Haçlılar ve Rusya arasında bölüşülmüştür. Osmanlı Devleti’nin, Son Padişahı Vahdettin ve Zaman’ın, Sadrazamı Damat Ferit Paşa: Düşmanla, iş birliği, içindeydiler. Mustafa Kemal ve Arkadaşları, 15 Mayıs 1919, günü: Bandırma Vapuruyla, Karadeniz’in, dalgalarına karşı yol alıyorlardı. İngilizler, İtalyanlar, İstanbul’a girmişlerdi. İngilizler, Bölgede, Türk Bandıralı bütün; Gemileri, durdurup, kontrol ediyorlardı. İngilizlere, Türkler, Anadolu’ya silah ve cephane: Kaçıracaklar, diye, ihbarlar geliyordu. Padişah Vahdettin, tarafından, Mustafa Kemal’in yakalanıp tutuklanması; idam, edilmesi, için ferman yayınlanmıştı. Mustafa Kemal, bu, tutum karşısında şöyle diyordu. Bunlar, sadece, maddiyatı topu tüfeği parayı bilirler. Onları, düşünürler, demişti. Onların, tek, bildikleri şey demire: Çeliğe, maddeye, önem vermektir. Mustafa Kemal, bunlar, hürriyet uğruna ölmeye; Karar, verenlerin, kuvvetini anlayamazlar demişti. Mustafa Kemal, Biz Anadolu’ya, ne silah ne de cephane götürüyoruz. Anadolu’ya, sadece, ideali ve imanı götürüyoruz demiştir. Mustafa Kemal ve Arkadaşları’nın, Bindikleri, Bandırma Vapurunda: Karargâh Kurulundaki, arkadaşları, kamaralarına çekilip dinlenirken; Mustafa Kemal’in, gözleri, ufuklarda düşünmektedir. Mustafa Kemal’in, önünde, geniş bir evren vardı. Kendisini, kanatlarını, çırparak: Uçmaya, hazırlanan, bir kuş gibi hissediyordu. Ne, İngiliz, himayesi ne; Amerikan Mandası, bölge’nin, kurtuluş çaresi değil demişti. Bunların, dayandığı, bütün mantıklar kanıtlar çürüktür. Hiç, birisi, isabetli değildir demiştir: Çünkü özgürlükten, yoksun, bir ulus çağdaş insanlık; Dünyası, karşısında, uşak olmaktan ileri gidemez. Diyen, Mustafa Kemal, Osmanlı ömrünü tamamlamıştır der. Bir, Avuç, Türk’ün yaşadığı bir ata yurdu kalmıştır. Şimdi, sıra, bu yurdun paylaşılmasındadır diyen: Mustafa Kemal, Osmanlı Devleti, Padişah, Halife, Hükümet; Bunların, hepsi, boş sözlerdir demiştir. Bu, durum’da, tek, bir karar olabilir. O, da, ulusal egemenliğe dayanan: Kayıtsız, şartsız, koşulsuz bağımsız yeni; Bir, Türk Devleti, kurmak olduğunu ifade eden: Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişi, olarak Samsun’a ayak basarken; Onun, adını, kışkırtıcılar listesinde gören; İngiliz Ataşesi, soluğu, Babıâli’de alır. Sadrazam, Damat Ferit’ten, Mustafa Kemal’in Başkentte: Kalması’nın, sağlanmasını, ister. Damat Ferit, İngiliz Ataşesi’ne, şöyle söyler; Ekselans, geç, kaldınız. Kuş, Anadolu’ya, doğru uçup gitmiştir. Özgürlük ve bağımsızlık, inancını, kanatlarında taşıyan kuş: Arayışlarıyla, İstanbul’dan, Anadolu’ya doğru uçmuştur. İngiliz Ataşesi, aldığı, cevap karşısında sarsılmıştır. Uçup, giden, kuş Mustafa Kemaldir. Mustafa Kemal’in, çözüm, arayışlarıyla; Dolu, dönem, gerilerde kalmıştır. Bakan, olma, çabaları güvenilir arkadaşlarla: Padişahla, yapılan, görüşmeler yabancılarla kurulan ilişkiler; Hükümeti, düşürme, darbe yapma: İhtilâl Komitesi, kurma, çalışmaları; Anadolu’ya, geçme ve direnişi, örgütleme plânları geride kalmıştır. Mustafa Kemal, Samsun, yollarındayken; İzmir’in ve İstanbul’un, Türk yüzü, karanlıktır. İşgal Donanmaları’nın, şehrin, üzerine çevrilmiş olan topları: Her, sokakta, parlayan süngülerinin gölgesinde düzenlenen toplantılarda; İşgal, anlaşmasının, ağır şartları tartışılmaktadır. ASRİ KADINLAR CEMİYETİNİN BİLDİRİSİ: 16 Mayıs 1919 günü; Denizli, Kastamonu, Tavas, Bayramiç, Seydişehir, Protesto Mitingleriyle İnlerken: Asri Kadınlar Cemiyeti, bir, bildiri yayınlar. 1919 Yılı, üstümüze, korkunç bir kâbus gibi çökmüş. Bizleri, gönülden, yaralamıştır. 15 Mayıs 1919 da, güzel, İzmir’imizin işgal edilmesi; İçimizde, bir, saatli bomba gibi işleyen: İsyan, duygularımızı, arttırmıştır. Hepimize, delicesine, arzular vermiştir. Milli Heyecan’ın, artması, her gün yeni baştan bir ıstıraba tanık olmamız; Bizleri, birbirimize, daha çok bağlamıştır. Hepimiz, bir, nefes bir yürek olduk. İçimiz, heyecan, seli gibi durmadan kaynıyor. Düşmanlarımızın,

karşısında, mutlaka bir şeyler yapmamız gerektiğine: İçimizi, kanatan, zehirleri akıtmak için gerekirse; Çılgınca, hamleler, yapmaya hazırlanmak durumundayız. Müthiş, bir, arzu yıkıcı bir ihtirastır ki! Ölüm, tehlikesini, bile bizlere unutturuyor. Hepimiz, haykırmak için yanıyoruz. Sesimizi, dertli, vatanımızın, her köşesine duyurmak: Nefretimizin, korkunç, alevleriyle düşmanlarımızı yakmak istiyoruz. İçimizde, her, an biraz daha büyüyen ateşle karar aldık. Başta, Tüm Üniversiteler olmak üzere tam; Teşkilatlı, kadın, kuruluşlarının hepsi hakka: Özgürlüğe, âşık, olan vatandaşlar; Kutsal, topraklarını, seven herkes birleşip duydukları: Bu, isyanı, memleketin tüm yüzeyine yaymaya çalışacağız. Bu, nedenle, devamlı protesto mitingleri hazırlanacak; Bir, program, dâhilinde yapılacak gösterilerde: Yüreği, yanan, sesi duyulan söz söyleyebilen; Herkes, konuşacaktır. Bunları, uygulamak, için tüm tehlikeleri göze almış bulunuyoruz. Eskişehir, Giresun, Trabzon, Zonguldak, Edremit, Kızılcahamam: Çal, Mitingleri, 17 Mayıs 1919, a, damgasını basar. Aynı, gün, İstanbul’da derse girmeyen; Darülfünun’un, kız ve erkek, öğrencileri ilk olarak; Bir, ara’da, toplantıya katılırlar. İnzibatların, devreye, girmesi bile kız öğrencilerin: Dışarı, çıkmasını, önleyemez. Öğrenci, gençlik, öğretmenlerini de protestoya çağırarak; Bir, süre, derslere girmeyeceklerini ilân ederler. Sabiha Zekeriya, bu, olayı kadınla erkeği: Bir, karagöz, perdesiyle ayırmak gülünç olmaktan; Başka, bir, netice vermez der. Ahlâk, kadı’nın, tesettürünü değil: İsmet ve nezahetini ister. Bu, bir, başörtüsü bir çarşaf ve sonra dershaneleri; Ayırmakla, mümkün, bir şey değildir. Sözleriyle, değerlendirilir. Devam Edecek. Mehmet ŞİMŞEK. Art. Yazar

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Erdal Handemir
Erdal Handemir
15 TEMMUZ VE AYASOFYA
Ebru Mut
Ebru Mut
SARILAMIYORUZ
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (185. Bölüm)
Prof. Dr. Meryem Uysal
Prof. Dr. Meryem Uysal
SIR KAPISI
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Sanal Yaşama Özenmemeli
Mustafa Yolcu
Mustafa Yolcu
TREN GARI- ANKARA
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
TWITTER'DA ANADOLU TELGRAF
FACEBOOK'TA ANADOLU TELGRAF
ARŞİV
SÜPER LİG PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 03:30   İkindi 17:00
Güneş 05:32   Akşam 20:21
Öğle 13:07   Yatsı 22:06
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri