Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
Kuaförde karısını bıçaklayıp kaçtı !
Kuaförde karısını bıçaklayıp kaçtı !
Kaçan klima hırsızını adeta uçarak yakaladı
Kaçan klima hırsızını adeta uçarak yakaladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan flaş açıklama
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan flaş açıklama
Maskeler karaborsaya düştü !
Maskeler karaborsaya düştü !
Düdüklü tencere bomba gibi patladı
Düdüklü tencere bomba gibi patladı

Prof. Dr. Meryem Uysal

Prof. Dr. OKTAY YAZGAN
21 Ocak 2020 Salı

1984 yılının ocak ayı sonlarına doğru bir gün Ankara’da, aynı bölümü benden bir yıl önce bitiren ve yüksek lisansa devam eden, bir alt sokağımda öğrenci evinde kalan Tülin EROL adlı arkadaşım (Halen Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde çalışmakta olan Prof. Dr. Tülin AKŞİT) heyecanla yanıma geldi ve gazetede Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesinin bir ilanının çıktığını, Entomoloji Anabilim Dalında bir Doçent ve Araştırma görevlisi alınacağını haber verdi. Kendisi elbette benim Konya’da yakınlarım olduğunu da biliyordu.

Tülin görmeseydi benim ilandan asla haberim olmazdı. Çok şanslıydım. Hayatta tanıdığım en karakterli ve çalışkan insanlardan biri olan arkadaşıma minnet borçluyum.

Kadro ilanına başvuru süresi hemen ertesi gün bitiyordu. O gün eksik belgeleri tamamlayarak alelacele Konya’ya geldim. Başvurumu yapıp tekrar Ankara’ya döndüm. Sınav şubat ayında idi. Bu arada Danışman Hocam Prof. Dr. İrfan Tunç’u konudan haberdar ettim. Hoca öncelikle Ankara’yı denememi istemekle birlikte, kadro sıkıntısı nedeniyle Konya’ya gitmeme itiraz etmedi. Benim talebim olmadan, bir tavsiye mektubu yazarak Konya’dan Yrd. Doç. Dr. Mehmet Pembeci’ye iletmemi istedi.

Sınavdan birkaç gün önce Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesine gittim. Fakülte Larende caddesinin

sonundaki bir binada un toptancılarının üst katında yer alan az sayıda odadan ibaretti. Yer darlığı nedeniyle birkaç hoca aynı odayı paylaşıyorlardı. Mehmet hoca odasında yoktu. Oda arkadaşı Yrd. Doç. Dr. Oktay Yazgan Bey ‘Buyurun bekleyin isterseniz’ diyerek amcamı ve beni içeriye davet etti.

Beklerken Oktay Hoca ile bir süre sohbet ettik. Kendisi doktorasını Amerika Birleşik Devletleri’nde

yapmıştı. Erzurum Atatürk Üniversitesi Zootekni Bölümü’nden buraya gelmişti. Memleketi Niğde’nin

Bor ilçesi idi.

Mehmet Hoca’nın o gün okula gelemeyeceği anlaşılınca ben tavsiye mektubunu kendisine verilmek üzere Oktay Hoca’ya bırakarak oradan ayrıldım.

Sınava geldiğimde bilim sınavı jüri üyesi olarak Ankara’daki danışman hocamın çağrıldığını gördüm.

İngilizce sınavında ise jüri başkanı Yrd. Doç. Dr. Oktay Yazgan idi.

O sıralar yoğun bir şekilde yabancı dil çalışıyor ve İngilizcemi biraz olsun ilerletmeye çabalıyordum. Başlayalı altı ay kadar olmuştu ve ben ancak ‘intermediate’ seviyesinde idim.

Ama bir hayli tercüme tekniği edinmiştim. Sınavdan bir gün önce tevafuken ‘gerant’ları öğrenmiştim.

Eğer öğrenmemiş olsaydım sınavda önüme konan pasajı çözemeyecektim. Zira pasajın başlığı

‘Spraying’ idi. Tercümeyi elimden geldiğince yapmaya çalıştım.

Oktay Hoca sonraki yıllarda bana kağıdımın çok iyi olduğunu her fırsatta söylemiştir.

Hoca büyük ihtimalle bilim sınavında da jüri üyesiydi. Bir vesileyle işe alınmamda son kararın kendisine ait olduğunu öğrendim yıllar sonra.

İşe alındıktan sonra da Oktay Hoca her zaman her durumda arkamda olmuş, pek çoğunu ben bilmesem de desteğini esirgememiş, aksine her yerde beni savunmuş ve olabilecek yanlışları engellemiştir. O zamanlar ben öyle zannetsem de ne yazık ki iş ortamları birer cennet bahçesi değildi.

Oktay Bey haksızlığa asla dayanamayan ve dostları için elini taşın altına koymaktan çekinmeyen birisidir.

Hangi kelimeleri kullansam, hangi cümleleri yazsam Hocanın insanlığını ifadede eksik kalırım.

‘Gerçek’ ile ‘sahte’ arasındaki fark acaba bir ipucu verir mi?

Ya da ‘dost’ ile ‘düşman’, belki ‘sevgi’ ile ‘nefret’.

Her şey zıddı ile kaimdir. Bir şeyin kıymeti zıddı yanında ortaya çıkar.

Bence bu noktada ifade gücü için, söz konusu varlık aynası mevcudiyetine kuvvetle ihtiyaç vardır.

Allah beni gerçekten seviyor olmalı ki, Konya’da tanıştığım ilk insan en gerçek dostum oldu.

36 yılda 5 kez ev değiştirdim. Bu evler hep hocamın evlerinin etrafında idi özel bir çaba harcamadan.

Yüksek lisans tezimin uzunca bir özeti vardı. Ben henüz bu özeti İngilizceye çevirecek yeteneğe sahip değildim. Hocam bunu üstlenerek tezime çok güzel bir abstract yazdı.

Doktora tez konusu aradığım sıralar bir tıkanma yaşamıştım. Bir türlü tez konuma karar veremiyordum. Bir gün masamda bir tomar kâğıt buldum. Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde kabul edilen doktora projelerinin öneri formları idi. Hoca Entomoloji konusundaki bu projeleri arayıp bulmuş ve esinlenirim diye ben fark etmeden masama koymuştu.

Fakülte çok yeni olduğu için kütüphane oluşturabilmek için ara sıra kitap alımı yapılırdı.

Bitki Korumacı olarak sadece ben vardım. Ama bakardım bölümümüzle ilgili en yeni temel kitaplar alınmış. Görünmez bir el o zaman da beni unutmazdı.

Hocamın sevgili eşi Nesrin Hanımla da düzenli görüşürdük.

Aynı kültürle yetişmiş olmamız ve yaşlarımızın yakın olması anlaşmamızda önemli etkenlerdi.

Özellikle son evimi satın alırken Nesrin Hanımın çok emeği vardır.  Bankacı olması hasebiyle

alım işlemlerindeki katkılarını ve eve yerleşmemdeki yardımlarını unutamam. Benim için gerçek bir kız kardeş konumundaydı. Oktay Hocanın o sıralar gösterdiği sabır ve anlayış ise ödenecek gibi değildir.

Allah onlardan razı olsun.

Hocanın Burak ve Burçin adında iki oğlu, Oktay adlı bir torunu ve Sedef isimli dünya tatlısı bir gelini var. İnşallah yakın zamanda Allah ikincisini de lütfeder.

Çoğu kişi hocayı sert yapılı olarak tanır. Aslında öyle merhametlidir ki ne eşinin ne de çocuklarının üzülmesine dayanamaz. O sadece iki yüzlülüğe, haksızlığa ve bunların diğer versiyonlarına karşı tahammülsüzdür.

Hocanın arkadaşlıkları çok kavidir. Mehmet Pembeci Hoca en iyi arkadaşlarından birisidir.

Askeri okulda edindiği arkadaşlıkları aynı muhabbetle devam etmektedir.

Hepsi hocayı çok sever ve sayarlar.

Oktay hoca kardeşleriyle küçük yaşta öksüz kalmıştır. Merhametli oluşunun kaynağında muhtemelen

bu vardır. Kardeşlerine özellikle erkek kardeşine çok düşkündür.

Prof. Dr. İhsan Özkaynak hocamız, Oktay hocanın Doçentlik töreninde diplomasını bana tutturmuştu.

Bunu unutmuyorum. Allah kendisine rahmet etsin. Hepimizin arasında bir sevgi ve saygı çemberi vardı.

Nikah şahidim bile Oktay Hocamdı.

Her şey için ama en çok var olduğu için kendisine çok teşekkür ederim.

Buraya ‘minnettarlık ’tan daha kuvvetli bir ifade gerekir.

Hocama ve tüm hayatı boyunca, özellikle de son yıllarda ona gözü gibi bakan Nesrin Hanıma hayırlı, sağlıklı ve mutlu uzun ömürler diliyorum.

Allah’ın rahmeti bu dünyada ve ahrette onlarla olsun.

Onların beni kötülüklerden korumak istemeleri gibi, melekler de onları ve çocuklarını her türlü olumsuzluktan korusun.

 

Dostlar okyanusun dibinde, istiridyenin içindeki inciye benzerler, az bulundukları için çok değerlidirler.

Bu dünyada gerçek dostluğa kıyasla daha değerli bir şey yoktur diyor Thomas Aquinas.

Oktay Hocam şeksiz şüphesiz benim gerçek dostumdur.

Ben kendisine layık olmaktan çok uzağım.

Ama Nazım Hikmet’in aşağıdaki dizelerinde söylediği gibi ne olursa olsun ‘dostluk’ hep

 yanı başımızdadır:

 

DOSTLUK

 

Biz haber etmeden haberimizi alırsın

Yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin

Gözümüzün dilinden anlar,

Elimizin sırrını bilirsin

Namuslu bir kitap gibi güler,

Alnımızın terini silersin

O gider, bu gider, şu gider,

‘Dostluk’ sen yanı başımızda kalırsın

 

Mesnevi terapisti Dr. Faik Özdengül ‘Gerçek dost sen ne yaparsan yap seni bırakmaz’ demişti.

Bu ölçü dostlarımızı tanımamızda bize çok yardımcı olsa gerek.

İkinci önemli nokta bizim de gerçek dost olabilmemiz. Aynı ölçüyü kendimizde işler hale getirebilmemiz.

 Değerli Hocama bir kez daha derin hürmet ve kalbi teşekkürlerimi sunarken kendisine ve tüm ailesine esenlik dolu günler diliyorum. Bana verdiğiniz değere layık olmak en büyük temennimdir efendim.

Gerçek dost olabilmek dilek ve çabasıyla...

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Nuh 23 Ocak 2020 Perşembe  22:19

Kendisine muhabbet duyduğum ender hocalarımdan biri olan Oktay Yazgan hocama sağlık ve afiyetler dilerim.Gerçek bir bilim insanı olarak kendisini saygı ile anıyorum.

Yorumu oyla      0      0  
Ramazan ACAR 22 Ocak 2020 Çarşamba  16:57

İnsanın kadrini, insan bilir. Allah kadr bilenlerden etsin, doğruluktan ayırmasın. Selam ve saygılarımla.

Yorumu oyla      0      0  
Ramazan AYRANCI 21 Ocak 2020 Salı  20:27

Oktay hocamın öğrenci idim. Çok şey öğrendim ders harici... ellerinden öperim.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Mustafa Çağlayan
Mustafa Çağlayan
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Elif SARITAŞ
Elif SARITAŞ
MESNEVİ-İ ŞERİF
Prof. Dr. Meryem Uysal
Prof. Dr. Meryem Uysal
AH ŞU MENFAAT !
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Fabrika Ayarlarına Dönüp İslam'ı Yeniden Kaynağından Öğrenelim
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Ebru Mut
Ebru Mut
İNTERNET HABERCİLİĞİ
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA ANADOLU TELGRAF
TWITTER'DA ANADOLU TELGRAF
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 05:43   İkindi 16:23
Güneş 07:18   Akşam 18:48
Öğle 13:14   Yatsı 20:14
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri