Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
Feribot kaptanı, boğulmak üzere olan şahsı kurtardı
Feribot kaptanı, boğulmak üzere olan şahsı kurtardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanlığından Türk bayrağını yakanlara sert tepki
Dışişleri Bakanlığından Türk bayrağını yakanlara sert tepki
Rus  savaş uçakları İdlib çevresindeki köylere vurdu: 6  yaralı
Rus savaş uçakları İdlib çevresindeki köylere vurdu: 6 yaralı
Türkiye’den Irak’a ikinci tıbbi yardım paketi
Türkiye’den Irak’a ikinci tıbbi yardım paketi

Mustafa Yolcu

TARİHİN ŞEREF LEVHALARI- 14
12 Şubat 2020 Çarşamba

ÖLÜMDEN SONRA DA VAZİFEYE DEVAM EDEN

İSKİLİPLİ MEHMET

 

Oltu’nun Tuzla bölgesindeyiz. Ermeni harekâtı bütün hızı ile devam ediyor.

7.5-15'lik kudretli müstakil bir dağ top takımı kumandanıyım. Gözetleme yerini bir

tepenin hâkim kabarıklığına kurmuştuk. İlerde, muharebe eden piyademizi

destekliyorduk. Cephe boydan boya gözetimimiz altındaydı. Top mevzileri ile

aramızda, İskilipli Mehmet’in kurduğu sağlam bir telefon irtibatı vardı.

Cephanemiz az, fakat hünerimiz çoktu. Boşa mermi atmanın, telâfisi imkansız bir

israf olduğunu biliyorduk. Telâşsız bir sükûnetle iyi tercih yapıyor, her atımda

mutlaka bir düşman makineli tüfeğini susturuyor, bir düşman topluluğunu toz,

duman bulutu içinde toprağa gömüyor, bir düşman siperini çökertiyorduk.

Mermilerimiz birer belâ yıldırımıydı.

 

Zevkli muharebe yapıyor ve düşmanı hakikaten hırpalıyorduk. Namlularımızı her

çevirdiğimiz yerde, bir panikleme meydana geliyordu. Bu esnada düşman

kendisine bu kadar zarar veren topçu bataryamızı susturmaya karar vermiş

olacak ki, kendi bataryalarını üzerimize çevirdiler. İlk grup mermileri gözetleme

mevziimizin yakınında patladı. Mukabelede gecikmeyecektik. Fakat gözetleme yeri

ile top mevziilerimizin arasında gürleyen ikinci gurup, telefon hattımızı kopardı.

Gözcü ile İrtibatımız kesildi. Gürültü arasında İskilipli Mehmet'in sesini duydum:

 

— Hat koptu kumandanım.

— Haydi, Mehmet, koş da ekle şunu!

 

İskilipli Mehmet, alet çantasını kaptı. Telefon hattını takiben fırladı. Bu hal bizim

için mecburi bir ateş fasılası idi. Dürbünümü ateşin geldiği tarafa çevirdim. Tam

karşımızdaki tepede bir topluluk vardı ve bu düşman topçusunun gözetlemesi

olabilirdi. Mesafeyi, yan ve yükseklik açısını ölçtürdüm. Hesaplarımızı yaptık. Hat

bağlanır bağlanmaz, ateş açacak şekilde hazırlandık. Çok geçmeden mikrofonu

elinde tutan er haykırdı:

 

— Hat tamam, yol açıldı kumandanım.

 

Ahizeyi aldım ve sordum. Top mevzileri, düşman ateşinden etkilenmemişti.

Süratle dağıtımı yaptırdım ve ateşe geçirdim. Mermilerimiz şaşmadan düşman

topluluğunun üzerine oturdu ve topçu ateşi de kesildi. Demek ki tahminde

yanılmamıştık. Toprağa gömdüğümüz düşman gözetlemesi idi.

 

Piyademiz ilerliyordu. Bir an geldi, cephe değiştirmek zorunda kaldık. Gerekli

emirleri verdim. Aradan uzun süre geçmiş olmasına rağmen, İskilipli Mehmet

dönmemişti. Hat tamir edilmişti. Elbette ki dönmemenin kötü bir manası vardı.

İçimi bir endişe kapladı. Yanıma iki er alarak hattı takiben geriye, top mevzilerine

doğru yürüdüm.

 

Bir müddet sonra kan izlerine tesadüf ettik. İlerledikçe serpinti çoğalıyordu.

Endişem büsbütün arttı. Üzüntülü bir heyecanla koştuk. Yüz metre kadar ilerde Mehmet'i telefon hattında amut bir vaziyette yatarken bulduk. Sırtına bir mermi girmişti. Şehadetin şerbetini içmiş, gözlerini ebediyen yummuştu. Şüphesiz bu hal muharebe meydanları için olağandı. Hepimiz aynı yolun yolcusuyduk. Fakat gözlerimizin önündeki şehâdet sahnesi bu değildi. Kahramanlıktan daha üstün, fedakarlıktan daha yüce, beşer gücüyle ölçülmesine imkân olmayan bir yücelik manzarasıydı bu... Anlaşılıyordu ki Mehmet, yüz metre kadar geride mermi yemişti. Yarası ağırdı. Tecrübeli bir asker olarak biliyordu ki kurtulmayacaktı. Bir kaç dakikalık ömrü kalmıştı. Bir çalının dibine kıvrılsa, toplarının sükûtu devam edecekti. Vazife yapılmayacak, intikamı alınmayacaktı. Bu düşünceyle iradesi şahlanmış, bütün gayretini toplamıştı. Mübarek kanını akıta akıta, hattın boyunu takip etmiş kopan telefon kablosunun yerini bulmuştu. Vakit geçirmeye gelmezdi. Çakısını çıkarıp yavaşça uzatmıştı, hattın iki ucundaki kauçuğu güçlükle sıyırmıştı. Damarlarından boşalan kan dermanını da birlikte götürüyordu. Guruba varan güneş gibi idi. Gücünün sonuna gelmişti. Düğümü atacak kudreti kalmamıştı. Son bir gayretle, iki çıplak ucu üst üste koymuş ve dişlerinin arasına sıkıştırmıştı. Fakat ölümün rehaveti belki başını kaydırır, hattı dişlerinin arasından düşürebilirdi. Bu tehlikeyi önlemek lazımdı. Son bir gayret hamlesiyle, elleri ile toprağı kazıyarak bir çukur açmış, çenesini bu çukura yerleştirmiş ve vazifesini yapmış insanların huzuru içinde “Hakk'ın rahmetine kavuşmuştu.” Fuat Albay buğulanan gözlerini yumdu. Titreyen sesi boğazında düğümlendi. Hepimiz ağır bir yük altında ezilmiş gibiydik. Şuurumuz durmuştu. Gördüğümüz olayı izah edebilecek, sözlükte kelime yoktu. Kahramanlık, fedakârlık, vazife… Hepsi yaşayanlar içindi. Yaşanılan müddetçe yapılan şeylerdi bunlar. Fakat bu “ÖLÜMDEN SONRA DA VAZİFEYE DEVAM’’ gibi görülmemiş, duyulmamış bir üstünlüktü. Evet, Cihan tarihi bu konuda ilk olarak karşısında Türk’ü buldu. Bu Türk, ihtiyar tarihten daha yaşlı olduğuna delildir. Milletimiz, ölümden sonra da vazifesine devam eden kahramanlar yetiştiren bir millettir. Artık inanıyorum bir gün belki tarih susacak, fakat İskilipli Mehmet yaşamaya devam edecektir…

“Bu menkıbe Askere Din Kitabından alınmıştır.”

 

Mustafa Yolcu

myolcu53@gmail.com

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Erdal Handemir
Erdal Handemir
15 TEMMUZ VE AYASOFYA
Ebru Mut
Ebru Mut
SARILAMIYORUZ
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (185. Bölüm)
Prof. Dr. Meryem Uysal
Prof. Dr. Meryem Uysal
SIR KAPISI
Saffet Kuramaz
Saffet Kuramaz
Sanal Yaşama Özenmemeli
Mustafa Yolcu
Mustafa Yolcu
TREN GARI- ANKARA
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
TWITTER'DA ANADOLU TELGRAF
FACEBOOK'TA ANADOLU TELGRAF
ARŞİV
SÜPER LİG PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 03:30   İkindi 17:00
Güneş 05:32   Akşam 20:21
Öğle 13:07   Yatsı 22:06
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri