Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
Bahçeli'den flaş Cumhur İttifakı açıklaması
Bahçeli'den flaş Cumhur İttifakı açıklaması
Polis teşkilatında büyük operasyon!
Polis teşkilatında büyük operasyon!
Rize'de 4 emniyet görevlisi açığa alındı
Rize'de 4 emniyet görevlisi açığa alındı
Bayrampaşa'da gasp dehşeti
Bayrampaşa'da gasp dehşeti
Cesedi 53 yıl sonra bulundu
Cesedi 53 yıl sonra bulundu

Halit Aksungur

TÜRKMENLER TOPLUMUN OMURGASIDIR
15 Mayıs 2018 Salı

Asırlardan beri hayvanlarına otlak arayan konar- göçer Yörük obaları yayla- kışlak arasında yaşamak zorunda kaldıklarından kolayca kurulup sökülebilen taşınır mesken olarak çadırı kullanırlar.Yazılı kaynaklar incelendiğinde “çadır” sözcüğünün Türkçe “çat” kökünden türetildiği görülür .  Bunların yaylak ve kışlak arasında gidiş gelişleri, konaklamaları yönüyle kara çadırlar taşınması sökülüp kurulması kolaylığı nedeniyle yeğleniyordu. Türkmenler  çadıra  çeşitli adlar vermişlerdir.

 

Uygur Türklerinin “ yurt”dedikleri biliniyor. Hakanların çadırına “otağ” diyorlardı. Orta Toros’lara çıkan Yörükler “Alaçık” Kızgız Türkleri “keçe ev” derler yuvarlak ve kubbeli yaparlar.. Karamanoğlu devletinin hüküm sürdüğü günlerden beri bu yerler onların yaylak yurdudur. Kara kıl veya keçe çadırlarda barınırlar. Eskiden üç direkli, beş direkli çadırlar kurarlarken son yıllarda çoğunlukla daha küçük çadırlar kurmaya başladılar. Kıl çadırların daha ucuza sağlanması ve serinliğiyle üstün tutulur. Keçi kıllarını eğirerek dokurlar ve her şeyiyle kendi emeklerinin ürünüdür. Renginden dolayı sıcaklığını  gidermek için “sitil” dedikleri üstteki kapaklar açılarak havalandırılır. Güneş ışığına karşı dayanıklıdır. Üstün tutulmasının bir nedeni de yağmur sularının içeriye geçmemesidir.

 

 Çadırlar kare ve dikdörtgen biçimindedir. Kurulması ustalık ve beceri ister. İçten ayrılmış bölümleri vardır. Uzun süre korunması gereken yiyecek çuvalları çadırın kenarına sıralanır. Yatak, yorgan gibi eşyalar arka bölümdeki direğin dibine katlanarak yığılır. Yatılacağı vakit yeniden serilir. Girişin sağ yanına kap- kacak ve yiyecekler konulur. (peynir, yağ, keş, yoğurt) vs. Çadırın yanlarına, arkası  arklar kazılarak yağmur sularından korunur, çadırın tabanına yağmur sularının girmesi engellenir. Ocak çadırın dışında ve kapıya yakındır. Bu düzen genel olarak bütün çadırlarda böyledir. Konar – göçer Yörükler arasında çadır kültürünün ileri boyutlarda geliştiği görülmektedir.

 

İki gözlü çadırlar daha büyüktür. Aile bireylerine göre içeriden kumaşlarla veya içerisi eşya dolu çuvallarla bölünür. İki yatak yeri bulunan meskene dönüştürülür, tek girişi vardır. Ana- baba ön bölümde yeni evliler varsa arka bölümü geçerler. Bu tip çadırlarda ocak içeride girişe göre sağ yanda bulunur. Yaylacılığın ve hayvancılığın iyi ve yaygın olduğu eski yıllarda bu tip çadırların kurulduğunu öğreniyoruz. Çadırlar dıştan yalın ve gösterişsizdir. Yerleşimi düzgündür. Baş direğe Kur’anıkerim, silah fişeklik asılır. Gaz lambası orta direktedir. Mutfak eşyaları kapının yanındaki direğe asılır. Çadır örtüyle bölündüyse arkasına çuvallar sıralanır. Giysiler ala çuvallara konulur. Yiyecekler göze  batmayan yerlere yerleştirilir. Kapıya göre sol yanı erkeklere, sağ yanı kadınlara ayrılır. Ana- baba ve çocukların yerleri yaşlarına göre belirlenir. Orta direğin dibi babanın, kapıdan girince ocağın bulunduğu yer konuklara ayrılır.

 

Avşar, Bahşişler, Karakeçililer, Kayı, Bayındır, Bayat, Çepni, Karkın, Beydili, vb. Gibi adlarla anılan yörükler çoğunlukla Toros dağlarında, Aydın, Manisa, Antalya, kütühya, Adana, Mersin, Muğla gibi daha bir çok bölgelerde yaşamaktaydılar. Geleneklerini sürdüren yörükler bu gün azda olsa Orta Toros’larda yaşamaktadırlar. Buraya kadar olan açıklamalardan anlaşılacağı gibi Yörüklük bir yaşam biçimidir. Ayrı bir etnik özelliği yoktur. Oğuzlar, Türkmenler, Yörükler göçebe olarak yaşam sürdüler. Değişik zamanlarda bu adlarla anıldılar. Kaşgarlı Mahmut Oğuz göçebelerine Türkmen demiştir. Yörük adı, köylere yerleşen veya yeni köyler kuran ve yarı göçebe  durumunda olanlara Türkmen veya  yörük oldukları söylenir. Yazları yaylaya çıkanlar, genelde koyun ve kıl keçi besler. Koyun yününden ve keçi kılından yaptıkları çadırlarda kalırlar. Taşınması ve kurulmasının kolaylığı onların yaşamlarına uygundur. Kışlakta, kış mevsimlerinde, yaylakta bahar ve sonbaharın bir kısmını da içine alan yaz aylarında otururlar. Bu dönem onların hayvanlarını besleme  süt, yoğurt, yağ, peynir üretimi için uygun bir süredir.                                                 

Türkmenlerde çadır kutsal bir yerdir.

Doğdukları yer sorulduğunda çadırın kurulduğu yeri söylerler. Onlara göre çadır, ekonomik durumlarına, gelenek ve inançlarına, yaşam tarzlarının, süsleme kültürlerinin yansıtıldığı bir yaşam alanıdır. Her şeyiyle kendi yapımları olması nedeniyle el emeği ve becerilerini küçük yaşta geliştirirler. Ağaç işleri, keçecilik gibi öteki pratik becerilerini geliştirmek onlar için önem taşır. Çadırın tabanına dokuma çul, kilim veya keçe serilir. Çadırda bulunan eşya konar – göçer olmaları nedeniyle sınırlıdır. Su kapları, kaşıklık, el feneri, dibek, yayık, tencere, salıncak tava, saç, sacayağı, oklava, şiş, ıbrık, seccade , sofra altı bezi kazan, elek, kalbur senit vs. bulunur.  Çadırın uygun bir yerine üzerlik asılır. Son yıllarda köy ve kentlere yerleştiklerinden yayla- sahil arasında yaşayanların sayısı çok azalmıştır.

 

 

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANADOLU TELGRAF
YAZARLAR
Ahmet Anıl Yılmaz
Ahmet Anıl Yılmaz
TÜKETİCİ KÖŞESİ (AYIPLI MALLAR)
Halit Aksungur
Halit Aksungur
İş ve okul arayışlarım
Cansu Atıcı
Cansu Atıcı
Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ebru Mut
Ebru Mut
Kalbin dönüşü: Semâ
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (117. Bölüm)
Muhsin Ertekin
Muhsin Ertekin
HAK SAHİPLERİNE ÖLÜM SİGORTASINDAN SAĞLANAN HAKLAR
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA ANADOLU TELGRAF
TWITTER'DA ANADOLU TELGRAF
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 06:11   İkindi 15:26
Güneş 07:54   Akşam 17:41
Öğle 12:58   Yatsı 19:13
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri