Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
Beyrut Limanı faciasında 3 bin 972 bina ve 4 bin 214 araç hasar gördü
Beyrut Limanı faciasında 3 bin 972 bina ve 4 bin 214 araç hasar gördü
Van Gölü'ne giren genç boğuldu
Van Gölü'ne giren genç boğuldu
Kültür Bakan Yardımcısı Demircan'dan ‘Galata Kulesi' açıklaması
Kültür Bakan Yardımcısı Demircan'dan ‘Galata Kulesi' açıklaması
Aydos Ormanlarında yangın çıktı
Aydos Ormanlarında yangın çıktı
Aşı umudu altından çıkışa yol açıyor
Aşı umudu altından çıkışa yol açıyor

Ebru Mut

VİCDAN VE EDEP ARIYORUZ
1 Temmuz 2020 Çarşamba

İnsanın kirlendiği, doğanın, denizin kirlendiği

Kuşların öldürüldüğü,

Ağaçların kesildiği,

Vicdanların körleştiği, kötü ve hissiz bir çağdan geçiyoruz.

Bundan daha da kötüsü,

Eğer duygularınızı hala kaybetmemişseniz, insanlığınız hala sizde duruyorsa, hisleriniz hala yaşıyorsa,

Kalbiniz sızlayabiliyorsa,

Böyle bir dünyada yaşamak sizi incitir, üzer, yaralar.

Dünyaya geldiğinde çocukların bu mezbelelikten haberi yoktur. Yaşadıkça büyüdükçe öğrenirler. Güçlü, sorumlu ve içinde sevgi taşıyan bir anne ve baba gerek bu dünyada çocuk yetiştirmek, büyütmek için.

Yoksa, o çocuklar farkında bile olmadan cehennemi yaşar. Ta ki büyüyüp yaşadıklarının izlerini fark edene kadar. Aile içi şiddetten tutun da, yoksulluğa kadar, anne baba ayrılıklarından istenmeyen pek çok olaya kadar

Zararı en çok çocuklar görür. Eşini döven bir babanın bir çocuk üzerindeki etkiyi kolay anlayamazsınız. Kız veya erkek hiç fark etmez. Çocuk çocuktur.

Aile içi, sülale içi husumetler, kadın veya erkeğin başkalarıyla yaşadığı yasak aşk mevzularının kurbanı da yine çocuklardır. İzliyorsunuz, görüyorsunuz, duyuyorsunuz.

Küçücük çocukları birilerine emanet edip ondan sonra da dövünmek, çözüm değil.

Ben bir anne değilim, bir çocuk dünyaya getirmedim, çok çok isterdim.

Ama şunu çok iyi bilirim ki, çocuk bambaşka bir dünyadır. Onu bu dünyaya hazırlamak da ayrı bir meşakkatlidir. Hele ki içinde bulunduğumuz zamanda.

Görüyoruz, siz de şahit oluyorsunuzdur,

Çocuk sabah ekmeğini yediğiyle sokağa fırlıyor. Susayıp tuvaleti gelmese evi göreceği yok. Anne içeride ya mutfakta, ya ev işleriyle meşgul, ya bir uğraş içinde.

Ara sıra bi seslenir, sesi geliyorsa sıkıntı yok. Kiminle oynuyor, ne oynuyor, ne konuşuyor, nerelere tırmanıyor, karşı apartmana mı giriyor, boş inşaata mı gidiyor, tehlikeli yerlere mi gidiyor?

Merak, çocuk demek merak demektir. 7 yaşındaki İkranur, hayvanlara bakmak için evin kapısından çıkıyor, günler sonra cansız bedeni bir derede bulunuyor. Şu an bir şey belli değil, ben yazıyı yazdığım saatlerde rapor yeni çıkıyordu. Ne olduysa oluyor,

Sonuç?

O küçücük çocuk belki de bir hiç uğruna hayatını kaybediyor.

Bu ilk değil, bugüne kadar çok olay yaşandı. İmam nikahlı adam 3 yaşındaki çocuğu öldürüyor, vicdan yok, merhamet yok, kirli hesaplar peşinde…

Olan minicik bir yavruya oluyor.

Bu işin en temelinde “aile olabilmek” yatıyor diye düşünüyorum. Olabilmek. Bir anne ve bir baba her zaman bir aile olamayabiliyor. Artık boşanmak da sıradan bir eylem haline geldi, ne yazık ki.

Türk milleti olarak aile denen kavramın içini yavaş yavaş boşaltıyoruz.

Çoğu zaman da bütün sıkıntılar arasında olan çocuklara oluyor. Sevgi ve saygıyla dolu sıcak bir yuva, hani ilkokulda okuduğumuz hayat bilgisi kitaplarındaki gibi evler, yuvalar azalıyor. Büyükler bu dünyadan göçüp gittikçe, aileyi birleştiren, gerektiğinde onaran o aradaki bağları kuvvetlendiren unsurlar da yok oluyor. Saygı gittikçe anlamını yitiriyor. Tahammül bitiyor.

Mahremiyet kavramının ( ne yazık ki sosyal medyanın da etkisiyle), gittikçe içi boşalıyor. Her şey ortada, aleni. Eskiden “ayıp” vardı, “utanmak” vardı. Bu sözlerime kızanlar olacak, fakat gerçekler bunlar. Şimdi edep arıyoruz. Utanan, pişman olan insan arıyoruz.

Vicdan arıyoruz.

Merhamet arıyoruz.

Sevgi, saygı bekliyoruz.

Haddini bilen insan arıyoruz.

Bundan sonraki devir belki daha da kötü bir dönem olacak. Ama ne olursa olsun, bu küçücük çocukları, o gencecik kızları, delikanlıları hayatlarının en güzel yıllarında yaşam hakkını elinden alanlarla, bu dünyada olmaz belki, fakat öbür dünyada görülecek hesaplarımız var. Keşke bundan sonra böyle şeyler hiç yaşanmasa.

Ancak kirlenmişiz artık, dedim ya vicdanlar körelmiş. Hangi yasayı hangi kanunu çıkartsanız, insanlıktan nasibini almayanlar yine sahnede olacak. Bu nedenle çocuklarınıza lütfen, ama lütfen sımsıkı sarılın. Onları koruyun, dünyada kötüler olduğunu da anlatın onlara.

Sevgilerimle…

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Mustafa Çağlayan
Mustafa Çağlayan
TÜKETİCİ KÖŞESİ
Prof. Dr. Meryem Uysal
Prof. Dr. Meryem Uysal
DEDİKODU
Süleyman Göksu
Süleyman Göksu
Mümince bir duyarlılık
Mustafa Yolcu
Mustafa Yolcu
SAİNT ANTUAN KİLİSESİ
Ebru Mut
Ebru Mut
GECE İŞKENCESİ
Mehmet Şimşek
Mehmet Şimşek
KADINLARIMIZ (191)
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
TWITTER'DA ANADOLU TELGRAF
FACEBOOK'TA ANADOLU TELGRAF
ARŞİV
SÜPER LİG PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 04:07   İkindi 16:53
Güneş 05:56   Akşam 19:56
Öğle 13:06   Yatsı 21:30
Nöbetçi Eczneler
Ana Sayfa Yerel Asayiş Siyaset Ekonomi Güncel Spor Dünya Eğitim Sağlık Kultur-Sanat
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri